Kapadokya Üniversitesi Kurumsal Akademik Arşivi
DSpace@KÜNASİS, Kapadokya Üniversitesi tarafından doğrudan ve dolaylı olarak yayınlanan; kitap, makale, tez, bildiri, rapor, araştırma verisi gibi tüm akademik kaynakları uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar, Üniversitenin akademik performansını izlemeye aracılık eder, kaynakları uzun süreli saklar ve yayınların etkisini artırmak için telif haklarına uygun olarak Açık Erişime sunar.

DSpace'deki Bölümler
Koleksiyonlarını listelemek için bir bölüm seçin.
Listeleniyor 1 - 5 / 7
- Academic Units
- Administrative Units
- Cappadocia University Publications
- Regulations
- Data Warehouse
- Private Archives
Güncel Gönderiler
Cam Tavan Sendromunun İş Performansına Etkisi: Erkek ve Kadın Akademisyenlere Yönelik Fenomonolojik Bir Araştırma
(Dergipark, 8 Mayıs 2026) İmadoğlu Kalkan, Tuğba; Güven, Gözde
Bu çalışma, cam tavan sendromunun akademisyenlerin iş performansı üzerindeki etkilerini, kadın ve erkek akademisyenlerin deneyimleri üzerinden incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırma, nitel araştırma desenlerinden fenomenolojik yaklaşım temelinde yürütülmüş; veri toplama aracı olarak yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılmıştır. Çalışma grubunu, bir vakıf üniversitesinde görev yapan 14 akademisyen oluşturmaktadır. Elde edilen veriler betimsel analiz yöntemiyle çözümlenmiştir. Araştırmanın bulguları, cam tavan sendromunun yalnızca kadın akademisyenlerle sınırlı olmadığını, erkek akademisyenlerin de kariyerlerinin belirli aşamalarında benzer engellerle karşılaştıklarını ortaya koymaktadır. Bununla birlikte, kadın akademisyenlerin terfi süreçleri, yönetsel pozisyonlara erişim ve akademik görünürlük konularında daha yoğun yapısal ve algısal engeller deneyimledikleri belirlenmiştir. Cam tavan algısının, motivasyon kaybı, iş doyumunda azalma ve akademik verimlilikte düşüş gibi sonuçlar doğurarak iş performansını olumsuz etkilediği saptanmıştır. Çalışma, cam tavan sendromunun akademik kurumlarda iş performansını biçimlendiren önemli bir unsur olduğunu ortaya koymakta; toplumsal cinsiyet temelli farklılıkların performans algıları üzerindeki etkisine dikkat çekerek literatüre katkı sağlamaktadır.
İnşaat Sahalarında Güvenlik Kaskı Algılama için YOLO Algoritmalarının Performans Analizi
(03.06.2026)
İnşaat sektörü, iş kazalarının en fazla yaşandığı alanlardan biridir.
Bu nedenle, işçilerin sağlığını korumak ve kazaları önlemek
amacıyla alınacak güvenlik önlemleri, özellikle güvenlik
kasklarının kullanımı, büyük önem taşımaktadır. Derin öğrenme
yöntemleri kaskları tespit edebilse de düşük ışık koşulları, yanlış
kullanım ve güvenlik kasklarının tasarımlarındaki farklılıklar gibi
zorluklar performansı etkileyebilmektedir. Bu zorlukların
üstesinden gelebilmek için YOLO (You Only Look Once) gibi hızla
gelişen derin öğrenme tabanlı nesne tespit algoritmalarının
performanslarını karşılaştırmak gereklidir. Bu çalışma, YOLO
algoritmasının çeşitli sürümlerinin büyük veri kümeleri
üzerindeki performans analizini sunmaktadır. İnşaat sahalarında
güvenlik kasklarının kullanımını izlemek ve iş kazalarını
önlemeye yardımcı olmak amacıyla derin öğrenme tabanlı bir
nesne tespit sistemi geliştirilmiştir. Bu amaçla, Hard Hat
Workers ve BAC_HIEN_CONSTRUCTION_SAFETY_2024 veri
setlerinde YOLOv5s, YOLOv8s, YOLOv11s ve YOLOv12s sürümleri
değerlendirilmiştir. Deneysel sonuçlar, her bir modeli ortalama
doğruluk, kesinlik, duyarlılık ve F1 skoru açısından, ayrıca işleme
süresi ve gerçek zamanlı tespit yeteneği bakımından
incelemiştir. Bulgular, güvenlik ihlallerinin tespiti için en uygun
YOLO sürümünün belirlenmesine dair değerli bilgiler sunmakta
ve iş güvenliği sistemlerinde daha etkili yapay zekâ tabanlı nesne
tespit çözümlerinin geliştirilmesine katkı sağlamaktadır.
Anahtar Kelimeler: Derin öğrenme; YOLO; Nesne tespiti; İş sağlığı ve
güvenliği
The Mediating Role of Psychological Well- Being in the Impact of Ethical Climate Perception on Organizational Identification among Nurses
(2026) DOĞANALP ÇOBAN, SELMA
Objective: This study aims to examine the mediating role of psychological well-being in the
relationship between ethical climate perception and organizational identification among nurses.
1Cappadocia University, Faculty of Computer
and Information Technologies, Management
Information Systems Department, Nevşehir,
Türkiye
2Karamanoğlu Mehmetbey University, Social
Sciences Vocational School, Management and
Organisation Department, Karaman, Türkiye
Methods: This study employs a quantitative research method and utilizes a "relational research
design." The sample of the study consists of 260 nurses actively working at a state hospital in Türkiye.
Data analysis was conducted using the SPSS program with the addition of the Process Macro software.
Results: The analyses revealed a significant and positive relationship between the variables. The
results indicated that nurses’ perceptions of ethical climate, psychological well-being, and
organizational identification were above moderate levels. Correlation analyses revealed
significant positive relationships between ethical climate perception and psychological well-being
(r = .316, P < .001), ethical climate perception and organizational identification (r = .379, P < .001),
and psychological well-being and organizational identification (r = .200, P < .001). Analysis using
the PROCESS Macro (Model 4) revealed that psychological well-being mediates the effect of
perceived ethical climate on organizational identification.
Conclusion: The study found that psychological well-being plays a full mediating role in the effect of
ethical climate perception on organizational identification among nurses. These findings empirically
indicate that a positive ethical climate fosters nurses’ organizational identification primarily by
enhancing their psychological well-being. Therefore, hospital management is advised to focus on
cultivating an ethical organizational climate to support nurses' well-being and, consequently, their
identification with the institution.
Hastane Öncesi Acil Sağlık Hizmetleri Çalışanlarının Dijital Okuryazarlık Düzeylerinin İncelenmesi: Kırşehir İli Örneği
(2026) KİLİMCİ, SENA
Bu araştırmanın amacı, Kırşehir ilinde görev yapan hastane öncesi acil sağlık
hizmetleri çalışanlarının dijital okuryazarlık düzeylerini belirlemek ve gelişim
alanlarını ortaya koymaktır. Çalışmada dijital okuryazarlığın; yaş, cinsiyet, eğitim
durumu, meslek grubu ve görev yeri gibi demografik değişkenlere göre farklılaşıp
farklılaşmadığı ve dijital teknolojilerin etkin kullanımıyla ilişkisi incelenmiştir.
Ayrıca dijital sağlık teknolojileri konusundaki eğitim ve deneyimlerin dijital
okuryazarlık üzerindeki etkisi değerlendirilmiştir. Nicel araştırma yöntemlerinden
betimsel tarama modeli kullanılmış, kolayda örnekleme yöntemiyle Kırşehir İl
Ambulans Servisi Başhekimliği’ne bağlı 112 acil sağlık hizmetleri birimlerinde
çalışan 170 kişiye ulaşılmıştır. Bulgulara göre katılımcıların dijital okuryazarlık
düzeyleri ortalamanın üzerindedir. Cinsiyet değişkenine göre yalnızca tutum alt
boyutunda erkeklerin lehine anlamlı fark bulunmuştur. Yaş değişkeni daha
belirleyici olmuş; 25–31 yaş grubundakilerin puanları en yüksek seviyedeyken, 32
yaş ve üzerindekilerde düşüş gözlenmiştir. Eğitim düzeyine göre yüksek lisans
mezunları daha yüksek puan alsa da fark anlamlı değildir. Paramedikler bilişsel alt
boyutta öne çıkmış, ayrıca ilçelerde görev yapanların teknik ve bilişsel puanları
merkezdekilere göre daha yüksek bulunmuştur. Sonuç olarak, dijital okuryazarlığın
demografik özelliklerin yanı sıra çevresel faktörler ve çalışma koşullarından da
etkilendiği belirlenmiştir.
Akıllı Organizasyon Söyleminin Eleştirisi: Dijital Olgunluk Modellerinin Varsayımları, Sınırları ve Örgütsel Sonuçları
(ÖZGÜR YAYINEVİ, 2026)
Bu çalışma, akıllı organizasyon kavramını dijital olgunluk modelleri çerçevesinde
ele alarak söz konusu modellerin varsayımlarını, sınırlarını ve örgütsel sonuçlarını
eleştirel bir perspektifle incelemektedir. Giriş bölümünde dijital dönüşümün
yalnızca teknolojik bir süreç olmadığı, aynı zamanda stratejik ve örgütsel yeniden
yapılanmayı içeren çok boyutlu bir dönüşüm alanı olduğu vurgulanmıştır.
İkinci bölümde dijital olgunluk modellerinin kavramsal temelleri ele alınmış;
bu modellerin çoğunlukla aşamalı ve doğrusal gelişim varsayımına dayandığı
belirtilmiştir. Üçüncü bölümde ise bu varsayımlar eleştirilmiş, teknolojik
determinizm, evrensellik iddiası ve performans ile başarı arasındaki doğrusal
ilişki sorgulanmıştır. Dördüncü bölümde dijital olgunluk modellerinin örgütsel
bağlamı, güç ilişkilerini ve anlam üretim süreçlerini yeterince dikkate almadığı
ortaya konmuştur. Beşinci bölümde ise bu modellerin stratejik körlük, uyarlamacı
davranış ve meşruiyet arayışı gibi örgütsel sonuçlar doğurabileceği tartışılmıştır.
Sonuç bölümünde akıllı organizasyon kavramının yalnızca teknoloji temelli
değil, aynı zamanda bağlamsal, insan merkezli ve eleştirel bir bakışla yeniden
düşünülmesi gerektiği vurgulanmıştır. Çalışma, dijital olgunluk modellerinin
önemli analitik katkılar sunduğunu kabul etmekle birlikte, bu modellerin
sınırlarının da göz ardı edilmemesi gerektiğini ortaya koymaktadır.












