Arama Sonuçları
Listeleniyor 1 - 10 / 3676
Öğe İzmir Büyükşehir Belediyesi İZSU Dere Islahı ve Dere Temizliği Örneği(Kapadokya Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim, Öğretim ve Araştırma Enstitüsü, 2023) ASLANBOĞA, LaleTürkiye’nin batısında yer alan Ege denizine kıyıları uzanan İzmir, iklim özellikleri, coğrafi konumu, turizm ve sanayi bölgesi olması, maden, tarım gibi birçok geçim kaynakları ile, eğitim, sağlık sektörünün gelişmiş olması, sosyokültürel yapısı, deniz ve sahil kıyılarının çekiciliği, İzmir’i yaşanılması cazip bir şehir haline getirmiştir.Öğe Mesafeli Sözleşmeler(Seçkin Yayıncılık, 2021) Tutar, ElceÇağımızda teknolojinin hızla gelişmesi ile birlikte internet kullanımının çoğalması ve satış tekniklerinde farklı usullerin uygulanması bilinen bir gerçektir . Satıcı - sağlayıcı, ürünlerini hedef kitleye satabilmek amacıyla pazarlama tekniklerini kullanarak teknolojinin yarattığı her türlü imkandan yararlanmaktadır. Katalog gönderme, telefonla satış, televizyondan satış, bilgisayardan satış, mektup ya da fax yoluyla satış gibi çok çeşitli yöntemler uygulanmaktadır. Artık tüketici ile satıcının hiç yüz yüze gelmeden, iletişim olanakları ile sözleşme akdetmeleri mümkün hale gelmiştir. Bu satışlar, tüketici ve sağlayıcı açısından önemli avantajlar sağladığı gibi tüketicinin aldatılmasına da yol açmaktadır . Çünkü tüketici açısından, tüketicinin basit bir görüntü veya resime göre karar vermesi nedeniyle, satın aldığı ürünün beklediği gibi olmaması, sipariş anı ile teslim anı arasındaki sürenin uzaması, satın alınan malın bozuk veya ayıplı olması, satıcının malı teslim etmemesi veya ortadan kaybolması gibi riskler de bulunmaktadır . İletişim olanaklarının ve internet kullanımının yaygınlaşması ile birlikte internet üzerinden yapılan sözleşmelerin artması, pazarlama tekniklerinin de bunlara uygun hale getirilmesi sonucu zayıf durumda kalan tüketicinin korunmasını önemli bir ihtiyaç olarak ortaya çıkarmıştır. Gelişmelerin tüketiciler aleyhine olmaya başlaması, hukuk düzeninde bu alanda düzenleme yapılmasını; hatta Avrupa Birliği’nde, 20 Mayıs 1997 tarihinde “Mesafeli Sözleşmelerde Tüketicinin Korunması” isimli direktifin çıkarılmasını sağlamıştır. Mesafeli sözleşme kavramı, Tüketici Hukukuna 4077 sayılı Kanun’da 4822 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik ile 2003 yılında girmiştir. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe girmesiyle 08.09.1995 tarihinden beri uygulanagelen 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun yürürlükten kalkmıştır. Ayrıca, 27 Kasım 2014 tarihli, 29188 sayılı Resmi Gazete’de Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliği yayımlanmıştır. Avrupa Birliği’nde ise, mesafeli sözleşmelere ilişkin düzenleme, 25 Ekim 2011 tarihli Avrupa Parlamentosu ve Konseyi Tüketici Hakları Direktifinde (2011/83/EU) yer almaktadır . 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 48. maddesi, mesafeli sözleşmeler bakımından genel bir düzenleme niteliğindedir. Mesafeli sözleşmeler de, işyeri dışında kurulan sözleşmelerdir; ancak mesafeli sözleşmelerde adı üstünde bir “mesafe” vardır. İşyeri dışında yapılan sözleşmelerde, taraflar mağaza gibi sözleşme kurma mekanları dışında fiziksel olarak karşılaşmaktadır. Oysa, mesafeli sözleşmeler, tarafların fiziksel olarak karşı karşıya gelmeksizin uzaktan iletişim araçlarının kullanılması suretiyle gerçekleştirilmektedir. Yani tüketici, evinden telefon, internet, fax, mektup gibi yollarla sözleşmeyi kurarak satıcı - sağlayıcı ile hiç karşılaşmamaktadır.Öğe Gastronomi ve Mutfak Sanatları Öğrencileri İçin Et Bilimi ve İşleme Tekniklerine Giriş(TEY Türk Eğitim yayınları, 2022) İçigen, Melih; Sarı, BurcuGastronomi ve Mutfak Sanatları Öğrencileri için Et Bilimi ve İşleme Tekniklerine Giriş isimli bu kitap Aşçılık ile Gastronomi ve Mutfak Sanatları programları göz önünde bulundurularak yemek hizmeti ve konaklama endüstrisindeki öğrencilerin eğitimini desteklemek için hazırlanmıştır. Aşçılık eğitimi alanlar ile birlikte gastronomi ve mutfak sanatları programında okumakta olan öğrencilere gıda hizmeti endüstrisinde kullanılan çeşitli et, kümes ve av hayvanı türlerinin rahatlıkla sınıflandırılabilmesi hedeflenmiştir. Ayrıca etin bileşiminden kas yapısına, besin değerlerinden kesim tekniklerine, etin kısımlarının işlenişi ve kullanım alanları ile uygun pişirme yöntemleri hakkında bilgi kazandırmak amaçlanmaktadır. Beş yıldızlı oteller, kıtalararası yüzen kruvaziyer gemiler, fine dining restoranlar ve catering hizmeti veren işletmelerin mutfaklarının yanı sıra dünyanın dört bir yanında yeme-içme hizmeti veren işletmelerin menülerinde karşılaşılabilecek et türlerinin tanımlanmasında fayda sağlaması amacıyla yazılan bu kitabın öncelikle öğrencilere ardından sektör çalışanlarına ve sektöre katkı sağlaması dileğiyle.Öğe Madde Bağımlılığında Ekosistem Perspektifinden Sosyal Hizmet Uygulamaları(2023) Sönmez, Mehmet YaşarBu çalışmada, madde bağımlılığı olarak bilinen fakat güncel literatürde madde ile ilişkili bozukluklar olarak tanımlanan durumlar ele alınacak ve maddelerin etkileri göz önünde bulundurularak değerlendirilecektir. Temelde psikiyatri biliminin hakimiyetinde olan bu alana sosyal hizmetin neredeyse her uygulamasında alt yapıyı oluşturan ekosistem yaklaşımı çerçevesinde bir açıklama getirilecek, sosyal hizmet uzmanları ve alanda çalışan diğer profesyoneller için bir nebze de olsa rehberlik edecek bilgiler aktarılacaktır.Öğe YEREL TOPLULUKLARIN AŞIRI TURİZME KARŞI DAYANIKLILIĞI VE SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMAYA ETKİSİ: KUŞADASI ÖZELİNDE NİTEL BİR ARAŞTIRMA(Mezopotamya Disiplinlerarası Çalışmalar Dergisi, 2025) Güzel, Seyfettin; Yüce, AliUzun vadeli sürdürülebilir turizm kalkınma planlarının kısa vadeli ekonomik kazançlara feda edilmesiyle ortaya çıkan aşırı turizm olgusu, sosyokültürel ve doğal varlıkların hızla tükenmesine yol açarak gelecekte yaşayacak tüm canlıların yaşam alanlarını ve turistik faaliyetlerin sürdürülebilirliğini tehdit etmektedir. Aydın’ın Kuşadası ilçesi her yıl turizm sezonunda ağırladığı kapasitesinin üzerindeki turist sayısı nedeniyle aşırı turizm olgusunun gözlemlendiği en önemli destinasyonlardan birisidir. Bu çalışmanın temel amacı, aşırı turizme maruz kalan Kuşadası’nın sürdürülebilir kalkınma boyutlarını ortaya koymayı ve yerel topluluğun aşırı turizme karşı dayanıklılığını tespit etmektir. Bu makalede, nitel araştırma yöntemlerinden derinlemesine görüşme tekniği kullanılmış ve veri toplama sürecinde amaçlı örnekleme yöntemi benimsenmiştir. Kuşadası’nda yerel halkın aşırı turizmden önemli ölçüde olumsuz etkilendiği saptanan araştırma sonucunda elde edilen bulgular doğrultusunda sürdürülebilir kalkınmaya katkı sağlayabilecek çözüm önerileri tartışılmıştır.Öğe Hemşirelik Felsefesi(SANAR 2020, 2020) Yıldız, AyşegülFelsefe, gerçekliği anlamak isteyen bir insanın düşünme yolunu kullanarak ortaya koyduğu zihinsel etkinlik olarak tanımlanabilir. Hemşirelik felsefesi, hemşireliğin amacına uygun bakım verme, iyileştirme, rehabilite etme girişimlerini içerir. Hemşirelik uygulamalarını, düşüncelerini, davranışlarını yönlendiren değerler, amaçlar ve kararlardan oluşan soyut kavramlar, hemşirelik felsefesine temel oluşturur. Hemşirelik felsefesinin amacına uyan yaklaşım nasıl olmalıdır sorusuna aradığımız cevapta yardım etme ve bakım boyutları ön plana çıkmaktadır. Hemşire, bireye bakım hizmeti sunarken, bireyi değerleri, inançları ile bir bütün olarak görmeli ve onun en iyi düzeyde hizmet alma hakkına sahip olduğuna inanmalıdır. Bu inancın geliştirilmesi, hemşirelerin yaşam felsefesi kazanmaları, felsefeyi anlamaları, kavramaları ve içselleştirmeleriyle mümkündür. Bu çalışmada hemşirelik mesleğinin vazgeçilmezi olan hemşirelik felsefesini açıklamak ve hemşireliğin bağlı olduğu değerleri tanımlamak amaçlanmıştır.Öğe Psikoloji Tezli (2023-2024) Öz Değerlendirme Raporu(Kapadokya Üniversitesi, 2024)ENS.ÖZ.023.PSİKOLOJİ TEZLİ (2023-2024) Öz Değerlendirme RaporuÖğe Post-hegemonyacı dünya düzeni altında Çin’in Avrasya bölgeciliği(Kapadokya Üniversitesi, Sosyal ve Stratejik Çalışmalar Uygulama ve Araştırma Merkezi, 2019) Gürcan, Efe CanÇin’in dış siyasetinde 2000’li yıllarda artan çok taraflılık ve bölgecilik vurgusu dünya siyasetinin çok kutuplulaşmasına nasıl etki etmektedir? Çin inisiyatifindeki çok kutuplulaşma sürecinin başlıca lokomotifi Şangay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) nasıl bir normatif ve kurumsal temel üzerine inşa edilmiştir? Post-hegemonya, birbiriyle iç içe geçen ve birçok uluslararası proje üzerinden, tutarlı bir sistem alternatifi önerilmeksizin ABD hegemonyasının sorgulandığı bir dünya düzenini betimlemektedir. Çin’in bölgecilik siyasetinin post-hegemonyacı dünya düzenine katkısı dört farklı cephede (kültür, ekonomi, finansal iş birliği ve bölgesel savunma) yoğunlaşmaktadır. Ancak, ŞİÖ tarafından temsil edilen Avrasya’da belirleyici gündem uluslararası güvenliktir. ŞİÖ, en başta Çin’in katkısıyla güçlü bir normatif çerçeve üzerinden meşruiyetini savunmaktadır ve iç kaynaklı (endogenous) bir kültür, eğitim ve savunma altyapısı kurmayı amaç edinmiştir. ABD denetimindeki uluslararası örgütlerden bağımsız ekonomik, finansal ve altyapısal kalkınma amaçları öne çıkarılmıştır. Ne var ki, uzun vadede bütün bunların başarılı bir şekilde uygulamaya geçirilmesinin önünde ciddi engeller vardır. Avrasya’nın güvenlik merkezli gündemi, ABD hegemonyasına tutarlı bir şekilde karşı çıkabilmek adına neoliberalizme alternatif bir ekonomik kalkınma vizyonu oluşturma gereğini gözardı etmektedir. Ayrıca, Çin’in bölgecilik girişimleri, milli egemenlik ve ulus üstü bölgecilik arasındaki gerilimleri ele almakta zorlanmıştır. Bu alanlarda, bölgeci örgütsel kararların bağlayıcılığında ilerleme kaydedilememesi ve askeri iş birliğinde ABD merkezli kurumlarla yarışacak düzeyde bir bütünleşme yaşanamaması dikkate değerdir.Öğe KAPADOKYA ÜNİVERSİTESİ KURUM İÇ DEĞERLENDİRME RAPORU 2025(2026)Kapadokya Üniversitesinin eğitim-öğretim, liderlik, yönetişim ve kalite, toplumsal katkı ile araştırma ve geliştirme alanlarında yürüttüğü yıllık faaliyetler, Kurum İç Değerlendirme Raporları (KİDR) aracılığıyla ortaya konulmaktadır. KİDR; Üniversitemizde kalite güvencesi kültürünün bölüm ve programlar düzeyinde yaygınlaştırılması ve kurumsal işleyişe yerleştirilmesi amacıyla her akademik yıl sonunda hazırlanan öz değerlendirme raporlarının temel kılavuz dokümanı olarak kullanılmaktadır. İlgili bölüm ve programlar, öz değerlendirme raporlarını KİDR’da belirlenen çerçeveye uygun olarak hazırlamaktadır. Bu yönüyle Üniversitemizin vizyonu, misyonu ve politikaları doğrultusunda güçlü yönleri ile gelişime açık alanlarının görünür hâle gelmesini sağlamakta; aynı zamanda PUKÖ döngüsünün işlerliğini destekleyerek iyileştirme süreçlerine yön vermektedir.Öğe African Ecofeminist Environmentalism in Imbolo Mbue’s How Beautiful We Were(Cambridge Scholars Publishing, 2023) Bay, HaticeImbolo Mbue’s How Beautiful We Were (2021), hereafter referred to as HBWW, is an ecologically conscious narrative which notably contributes to ecocriticism, ecofeminism, and ecoactivism. Some scholars argue that ecocriticism has primarily focused on Western writers, thinkers, and activists and has overlooked African natural environments, communities, (female) lives, and black female activists. Through a Black ecofeminist lens, HBWW is shown to diversify ecocriticism and ecofeminist studies as it highlights the active concern and engagement of Africans, particularly African women, with nature throughout history. Mbue raises awareness about various forms of environmental destruction and struggles, while showcasing the promise, uniqueness, and complexity of an Africa-centered ecocriticism. Moreover, African ecofeminist environmental thinking necessitates bringing African communitarian philosophy and ubuntu into the discourse (Chemhuru, 3). In contrast to patriarchal, hierarchical, individualistic and elitist structures in western society, Mbue’s African ecofeminism focuses on the communal and interconnected aspects of the human and non-human realms. Through Munamato Chemhuru’s theorization of African Communitarian Philosophy and ubuntu, African women and men perceive themselves as human manifestations of natural beings guided by nature. They are not the passive victims or bystanders of environmental degradation; instead, nature becomes a catalyst for their regeneration, activism, and empowerment. Furthermore, Mbue’s novel establishes a connection between African ecofeminist perspective and the quest for socio-ecological equity. Although the ecological struggle is a communal endeavor, it is Thula as its leader, fighting on behalf of others. Finally, Mbue’s African ecofeminist environmentalism, critically examines and reevaluates the rhetoric of environmental justice, mobilization, and ecoactivism.












