Kapadokya Üniversitesi Kurumsal Akademik Arşivi

DSpace@KÜNASİS, Kapadokya Üniversitesi tarafından doğrudan ve dolaylı olarak yayınlanan; kitap, makale, tez, bildiri, rapor, araştırma verisi gibi tüm akademik kaynakları uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar, Üniversitenin akademik performansını izlemeye aracılık eder, kaynakları uzun süreli saklar ve yayınların etkisini artırmak için telif haklarına uygun olarak Açık Erişime sunar.




 

DSpace'deki Bölümler

Koleksiyonlarını listelemek için bir bölüm seçin.

Listeleniyor 1 - 5 / 7

Güncel Gönderiler

Öğe
Osmanlı Kültüründe Spor Ve Sembolizm: Lahanacılar-Bamyacılar Rekabetinin Mimari Ve Sanatsal Temsilleri Üzerine Bir İnceleme”
(uğur demirbağ, mart 2026) Parlak Uğurlu
Osmanlı Kültüründe Spor ve Sembolizm: Lahanacılar-Bamyacılar Rekabetinin Mimari ve Sanatsal Temsilleri Üzerine Bir İnceleme Banu Parlak Uğurlu1 Giriş Türklerde spor, Türk’ün gücünü, çevikliğini, bedensel yetilerini gösteren milli kültür varlıklarından birisi olagelmiştir. Diğer Türk devletlerinde olduğu gibi Osmanlı Devleti’nde de güreş, avcılık, atıcılık, okçuluk, binicilik, kılıç, ağırlık kaldırma, gürz ve topuz kullanma, cirit, tepük gibi etkinlikler ön planda yer almaktadır. Yarışma biçiminde gerçekleştirilen güreş, binicilik, cirit ve okçuluk gibi sporlar daha sonraki yıllarda gelenekselleşmiş ve ata sporlarımız haline dönüşmüşlerdir Özellikle Osmanlı Devleti’nin ihtişamlı dönemlerinde güreş, atıcılık, binicilik, avcılık, okçuluk ve cirit oyunları sarayın ve padişahın desteklediği sporlar olarak göze çarpmaktadır (Güven, 1999: 11). Osmanlı Devleti’nde geleneksel anlamda spor alanındaki faaliyetlere bakıldığında, üç örgütlenmeden söz edildiği görülmektedir. Bunlardan ilki ve en önemlisi varlığını 21. yüzyılın başına kadar sürdüren spor tekkeleridir (Fişek, 2003: 215-216). Spor tekkelerinin yapıları incelendiğinde, gelirlerini iki kaynaktan aldıkları görülür. Tekke, Osmanlı padişahları tarafından kurulmuş ise “Miri” sayılıyor ve masrafı tekkeyi yaptıran padişahın bağladığı vakıf tarafından karşılandığı bilinmektedir. Bir kısım tekkeler de özel vakıflar ile kurulduğu için, devletin malı yani miri sayılmıyor, gelir gider hesabına o şehrin kadıları bakıyordu (Kahraman, 1989: 3).
Öğe
Impact of complete dentures on pharyngeal volumes of edentulous individuals with obstructive sleep apnea: A pilot clinical study
(11.06.2026) Özarslantürk, Savaş; Uyar, Alper; Büyükbaş, Nesrin; Akpınar, İrfan; Öncü, Ruken; Pişkin, Bülent; Ulcay, Tufan; Doğan, Kadirhan; Cüce, Ferhat; Işık, Muhammed İkbal; Türkmen, Volkan
Statement of problem: Evidence remains scarce regarding the impact of complete denture use on velopharyngeal (VP), oropharyngeal (OP), hypopharyngeal (HP), and total pharyngeal (TP) volumes in edentulous patients, as assessed by 3-dimensional imaging. Purpose: This pilot clinical study evaluated the effects of complete denture use on VP, OP, HP, and TP volumes in edentulous participants with obstructive sleep apnea (OSA) using magnetic resonance imaging (MRI). Material and methods: Edentulous participants using complete dentures with mild (OSA-1, n=11), moderate (OSA-2, n=9), and severe OSA (OSA-3, n=10) were evaluated. Anthropometric parameters (neck length, neck circumference, and body-mass index [BMI]) and Mallampati classification (MC-12 and MC-34) were recorded. Three-dimensional T2-weighted sagittal MRI scans (2 mm slice thickness) were obtained without dentures (WOD) and with dentures in place (WID). Digital Imaging and Communications in Medicine (DICOM) images were analyzed using the ITK-SNAP software program to measure VP, OP, HP, and TP volumes. WOD and WID values were compared using paired t tests (α=.05), and Pearson correlation analysis was performed for anthropometric variables. Results: A positive, moderate correlation was found between neck height and WID-OP, WID-HP, and WID-TP (r=0.436, r=0.492, and r=0.423; P=.016, P=.006, and P=.020, respectively). In the MC-12 group, WID significantly increased OP volume (P=.014), whereas in the MC-34 group, OP and TP volumes decreased significantly (P=.003 and P=.043, respectively). The OSA-1, OSA-2, and OSA-3 groups showed statistically significant differences in OP values under WOD and WID conditions (P=.014, P<.001, and P=.001, respectively). Conclusions: Complete dentures may induce significant volumetric changes in specific pharyngeal regions depending on certain anthropometric features, oropharyngeal morphology, and OSA severity.
Öğe
Impact of Hemodialysis on Body Fluid Distribution and Phase Angle in Chronic Renal Failure: Insights from a Cross-Sectional Study
(21.03.2026) Yücel, Hasan Esat; Ulcay, Tufan; Görgülü, Özkan; Güçlü, Aydın; Öncü, Ruken; Uğuz, Emre; Aladağ, Muhammed Fırat; Çeliker, Mesut; Doğan, Kadirhan; Sungur, Mesut; Uzun, Ahmet
Aim: Bioelectrical impedance analysis (BIA) is a widely used, non-invasive technique that provides valuable information about phase angle (PhA) and hydration status, both of which are indicators of cellular health. In patients with chronic renal failure (CRF), fluid bal ance is often disrupted due to impaired kidney function. This study aimed to evaluate the effects of hemodialysis (HD) on segmental PhA values and body fluid distribution in patients with CRF. Material and Methods: Patients receiving HD for CRF were enrolled. Using a multi-frequency (5, 50, 250 kHz) BIA device, segmental PhA and body fluid composition were measured. Results: Post-dialysis measurements revealed a significant increase in phase angles across all examined segments. Concurrently, extracellular water (ECW), intracellular water (ICW) and total body water (TBW) volumes significantly decreased, whereas both ECW/ TBW and ECW/ICW ratios increased. Conclusion: HD leads to significant shifts in body fluid compartments, resulting in reduced hydration status and increased segmental phase angles values.
Öğe
Crystal structure and Hirshfeld surface analysis of 1-(furan-2-yl)-2-(thiophene-2-carbonyl)-3- (thiophen-2-yl)-2,3,3a,8a-tetrahydrocyclopenta[a] inden-8(1H)-one
(Mayıs 2026) Gezegen, Hayrettin; Ordu, Gamze; Atioğlu, Zeliha; Akkurt, Mehmet and Adam Hamouda, Hamouda
In the title compound, C25H18O3S2, the terminal cyclopentane ring adopts an envelope conformation. In the racemic crystal, pairs of enantiomers are linked by C—H� � �O hydrogen interactions, forming R2 2(10) ring motifs. The (1R,2S,3S,3aR,8aS) and (1S,2R,3R,3aS,8aR) enantiomers are also connected by further C—H� � �O interactions, forming ribbons propagating along the a-axis direction. In addition, C—H� � �� interactions between these ribbons form layers parallel to the (001) plane. Crystal cohesion is ensured by van der Waals interactions between layers. The furan ring and the two thiophene rings are disordered by a 180� rotation, with ratios of 0.728 (15):0.272 (15), 0.972 (3):0.028 (3) and 0.791 (3):0.209 (3), respectively. According to Hirshfeld surface analysis, the most important contributions for the crystal packing are H� � �H (52.8%), C� � �H/H� � �C (26.1%) and O� � �H/H� � �O (14.8%) interactions.
Öğe
Cam Tavan Sendromunun İş Performansına Etkisi: Erkek ve Kadın Akademisyenlere Yönelik Fenomonolojik Bir Araştırma
(Dergipark, 8 Mayıs 2026) İmadoğlu Kalkan, Tuğba; Güven, Gözde
Bu çalışma, cam tavan sendromunun akademisyenlerin iş performansı üzerindeki etkilerini, kadın ve erkek akademisyenlerin deneyimleri üzerinden incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırma, nitel araştırma desenlerinden fenomenolojik yaklaşım temelinde yürütülmüş; veri toplama aracı olarak yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılmıştır. Çalışma grubunu, bir vakıf üniversitesinde görev yapan 14 akademisyen oluşturmaktadır. Elde edilen veriler betimsel analiz yöntemiyle çözümlenmiştir. Araştırmanın bulguları, cam tavan sendromunun yalnızca kadın akademisyenlerle sınırlı olmadığını, erkek akademisyenlerin de kariyerlerinin belirli aşamalarında benzer engellerle karşılaştıklarını ortaya koymaktadır. Bununla birlikte, kadın akademisyenlerin terfi süreçleri, yönetsel pozisyonlara erişim ve akademik görünürlük konularında daha yoğun yapısal ve algısal engeller deneyimledikleri belirlenmiştir. Cam tavan algısının, motivasyon kaybı, iş doyumunda azalma ve akademik verimlilikte düşüş gibi sonuçlar doğurarak iş performansını olumsuz etkilediği saptanmıştır. Çalışma, cam tavan sendromunun akademik kurumlarda iş performansını biçimlendiren önemli bir unsur olduğunu ortaya koymakta; toplumsal cinsiyet temelli farklılıkların performans algıları üzerindeki etkisine dikkat çekerek literatüre katkı sağlamaktadır.