Kapadokya Üniversitesi Kurumsal Akademik Arşivi
DSpace@KÜNASİS, Kapadokya Üniversitesi tarafından doğrudan ve dolaylı olarak yayınlanan; kitap, makale, tez, bildiri, rapor, araştırma verisi gibi tüm akademik kaynakları uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar, Üniversitenin akademik performansını izlemeye aracılık eder, kaynakları uzun süreli saklar ve yayınların etkisini artırmak için telif haklarına uygun olarak Açık Erişime sunar.

DSpace'deki Bölümler
Koleksiyonlarını listelemek için bir bölüm seçin.
Listeleniyor 1 - 5 / 7
- Academic Units
- Administrative Units
- Cappadocia University Publications
- Regulations
- Data Warehouse
- Private Archives
Güncel Gönderiler
Epirubicin Alters Pancreatic Autophagy and Insulin Synthesis Through a Zinc-Dependent Mechanism
(John Wiley & Sons Ltd. (Wiley), 27.05.2026) Afşar, Ebru; Eranıl, Işıl
ABSTRACT
Epirubicin (EPI) can cause metabolic side effects, including chemotherapy-related diabetes, partly through oxidative stress that disrupts zinc (Zn) homeostasis and impairs autophagy. This study investigated the effects of EPI on Zn regulation and autophagy in the pancreas, as well as the modulatory role of N-acetylcysteine (NAC). Rats received EPI (9.6 mg/kg) by intraperitoneal injection (i.p.) followed 1 h later by NAC (50 or 300 mg/kg, i.p.). Glucose homeostasis was assessed using the Homeostatic Model Assessment (HOMA-IR), and β-cell function was assessed using HOMA-β levels. Plasma insulin levels, as well as insulin, proinsulin, beclin, autophagy-related proteins (ATG5), Microtubule-Associated Protein 1 Light Chain 3 (LC3), phosphorylated Akt (p-Akt), mechanistic target of rapamycin complex 1 (mTOR1), cleaved caspase-3, Zrt/Irt-like Protein 10 (ZIP10), and the proliferation marker Ki-67 in pancreatic tissue, were measured using commercial ELISA kits. Total oxidant status (TOS) and total antioxidant status (TAS) were measured using commercial colorimetric assay kits, and the oxidative stress index (OSI) was calculated. Zn levels in pancreatic tissue and plasma samples were measured using a colorimetric method. Morphological changes in the pancreas were assessed by hematoxylin and eosin staining. As a result, in the EPI group, oxidative stress and ZIP10 levels increased, whereas Zn levels decreased, as well as pancreatic autophagy, proliferation, and insulin synthesis increased. Oxidative stress decreased in both the EN-50 and EN-300 groups, with a more pronounced decrease in the EN-300 group. Furthermore, in the EN-300 group, pancreatic Zn, ZIP10, autophagy, and proliferation levels decreased, whereas mTOR1 levels increased. The pancreatic insulin synthesis observed in the EN-50 group was not observed in the EN-300 group. In conclusion, the increased autophagy observed in the Epi group may reflect an adaptive response to oxidative stress. The effects of NAC on oxidative stress may be dose-dependent, and high-dose NAC administration may suppress EPI-induced autophagy via mTOR1-mediated signaling. Furthermore, the relationship among Zn levels, autophagy, and insulin synthesis observed in the experimental groups may contribute to a better understanding of EPI-associated diabetogenic alterations.
Naringenin protects against renal ischemia–reperfusion injury following unilateral nephrectomy via modulation of oxidative stress and kisspeptin expression
(Springer Nature, 16.07.2026) Sahin‑Buyukkorkmaz, Leyla; Taşdemir, Seda; Özhan, Onural; Eranıl, Işıl; Tanbek, Kevser; Vardi, Nigar; Gozukara‑Bag, Harika Gozde; Acet, Ahmet; Parlakpınar, Hakan
Abstract
Background Renal ischemia–reperfusion (IR) injury is a major cause of acute kidney injury, mediated by oxidative stress
(OS), inflammation, and apoptosis. Naringenin (NRG), a citrus flavonoid, exerts antioxidant and anti-apoptotic actions, yet
its role in renal kisspeptin signaling during IR injury remains unexplored. This study investigated the protective effects of
NRG on renal IR injury in rats, with emphasis on OS, apoptosis, and kisspeptin expression.
Methods Thirty-two female Wistar albino rats were randomized into four groups: sham, IR, NRG/IR (100 mg/kg NRG
administered 2 h before ischemia), and IR/NRG (NRG given at reperfusion). Following right nephrectomy and 60 min
ischemia of the left kidney, reperfusion was allowed for 24 h. Serum (blood urea nitrogen, creatinine, albumin), tissue OS
markers, histopathology, and immunohistochemical expression of kisspeptin, Bcl-2-associated X (Bax), and B cell lymphoma
2 (Bcl-2) were evaluated.
Results IR markedly increased malondialdehyde and reduced superoxide dismutase and catalase activities, accompanied
by tubular degeneration, congestion, and dilatation. NRG treatment significantly reversed these biochemical and histological
changes. Pre-ischemic NRG enhanced Bcl-2 immunoreactivity, while post-ischemic administration restored kisspeptin
expression. Bax expression showed only mild non-significant increases. Notably, post-treatment provided superior recovery
of kisspeptin signaling and structural preservation, whereas pre-treatment more effectively enhanced anti-apoptotic protein
expression.
Conclusion NRG confers renoprotection against IR injury by reducing OS, preserving renal architecture, and modulating
apoptosis-related proteins. A novel finding is the restoration of kisspeptin expression by NRG, particularly when administered
at reperfusion, suggesting timing-dependent therapeutic potential.
Keywords Renal ischemia–reperfusion · Naringenin · Oxidative stress · Apoptosis · Kisspeptin
G7 Ülkelerinin Dijital Rekabet Edebilirliklerinin SD-ENTROPİ Temelli EDAS Yöntemi ile Değerlendirilmesi
(Verimlilik Dergisi, 16.07.2026) Gelmez, Emel; Eren, Hande
Amaç: Bu çalışmanın amacı Uluslararası Yönetim Geliştirme Enstitüsü (IMD) Dünya Dijital Rekabet Edebililirlik Sıralaması 2024 ve 2025 (WDCR (2024) ve WDCR (2025)) listesinde yer alan G7 ülkelerinin dijital rekabet edebilirliklerinin belirlenmesidir.
Yöntem: Çalışmanın amacı doğrultusunda Çok Kriterli Karar Verme (ÇKKV) yöntemlerinden yararlanılarak analizler yürütülmüştür. Çalışma kapsamında WDCR (2024) ve WDCR (2025)’te bilgi, teknoloji ve geleceğe hazırlık olmak üzere yer alan üç kriter SD (Standart Deviation) ve Entropi yöntemiyle ağırlıklandırılmıştır. Ardından ortak ağırlıklandırma yöntemi ile kriter ağırlıkları birleştirilerek; EDAS (Evaluation based on Distance from Average Solution) yöntemi ile ülkeler yıllar bazında sıralanmıştır.
Bulgular: Yapılan analizler doğrultusunda 2024 yılı bağlamında ülkeler dijital rekabet edebilirlikleri açısından ABD, Kanada ve İngiltere olarak sıralanırken 2025 yılında ABD, Kanada ve Almanya olarak sıralanmıştır. Ayrıca elde edilen sonuçların WDCR (2024) ve WDCR (2025) ile uyum içerisinde olduğu tespit edilmiştir.
Özgünlük: Bu çalışma, G7 ülkelerinin dijital rekabet edebilirliklerini WDCR (2024) ve WDCR (2025) verileri kullanarak karşılaştırmalı biçimde değerlendirmesinin yanı sıra, Entropi ve SD yöntemlerinden elde edilen kriter ağırlıklarını ortak ağırlıklandırma yöntemiyle bütünleştirerek EDAS yöntemi ile analiz etmektedir. Literatürde bu yöntemlerin birlikte kullanılarak G7 ülkelerinin dijital rekabet edebilirliklerinin yıllar bazında değerlendirildiği bir çalışmaya rastlanmamıştır. Bu yönüyle çalışmanın ilgili literatüre katkı sağlayacağı düşünülmektedir.
Gelişmekte Olan Ülkelerde Finansal Dayanıklılığın Karşılaştırmalı Analizi: ÇKKV Temelli Bir Yaklaşım
(Özgür Yayınları, 30.06.2026) Eren, Hande; Aksoy Erzurumlu, Esra
Küresel ölçekte yaşanan ekonomik ve finansal krizler, yüksek enflasyon, jeopolitik riskler ve sıkılaşan para politikaları, ülkelerin yalnızca büyüme performanslarının değil, aynı zamanda finansal sistemlerinin şoklara karşı dayanıklılık düzeylerinin de önemini artırmıştır. Bu çalışmanın amacı, G20 bünyesinde yer alan gelişmekte olan ekonomilerin finansal dayanıklılık düzeylerini Çok Kriterli Karar Verme (ÇKKV) yaklaşımı çerçevesinde karşılaştırmalı olarak değerlendirmektir. Çalışmada finansal dayanıklılık; ekonomilerin iç ve dış şoklar karşısında temel finansal işlevlerini sürdürebilme ve kriz sonrasında yeniden dengeye ulaşabilme kapasitesi olarak ele alınmıştır. Bu kapsamda, G20 içerisinde yer alan dokuz gelişmekte olan ülkenin finansal dayanıklılık düzeyleri; Finansal Gelişmişlik Endeksi, Genel Hükümet Brüt Borcu (%GSYİH), Enflasyon (Tüketici Fiyatları, %) ve Banka Z-Skoru göstergeleri kullanılarak analiz edilmiştir. Ülkelerin finansal düzeylerinin belirlenmesinde, kriter ağırlıklarını analiz süreci içerisinde objektif olarak belirleyebilmesi ve alternatifleri bütüncül biçimde değerlendirebilmesi nedeniyle ÇKKV yöntemlerinden PSI (Preference Selection Index) yöntemi tercih edilmiştir. Analizlerde, her bir değişkene ilişkin son açıklanan veri setlerinin son dört yıllık ortalama değerlerinden yararlanılmıştır. Elde edilen bulgular, finansal dayanıklılık düzeyi bakımından en yüksek değere Çin Halk Cumhuriyeti’nin sahip olduğunu, bu ülkeyi sırasıyla Brezilya ve Güney Afrika’nın izlediğini göstermektedir. Sonuçlar, finansal gelişmişlik, kamu borcu, enflasyon ve bankacılık istikrarı göstergelerinin birlikte değerlendirilmesinin ülkelerin finansal dayanıklılık düzeylerinin daha kapsamlı biçimde analiz edilmesine katkı sağladığını ortaya koymaktadır. Çalışmanın, gelişmekte olan ekonomilerin finansal dayanıklılıklarının çok boyutlu olarak değerlendirilmesine ilişkin literatüre katkıda bulunmasının yanı sıra, politika yapıcılara finansal sistemlerin güçlendirilmesine yönelik karar alma süreçlerinde yararlanabilecekleri karşılaştırmalı bulgular sunması beklenmektedir.
ÇOK KRİTERLİ KARAR VERME YÖNTEMLERİ İLE SİBER GÜVENLİK PERFORMANSININ DEĞERLENDİRİLMESİ: BALKAN ÜLKELERİ ÜZERİNE BİR UYGULAMA
(01.03.2026) Eren, Hande
Günümüzde dijitalleşmenin hız kazanmasıyla birlikte ülkelerin siber güvenlik kapasitelerinin değerlendirilmesi stratejik bir önem kazanmıştır. Bu çalışmada, Balkan ülkelerinin siber güvenlik performansları Çok Kriterli Karar Verme (ÇKKV) yöntemlerinden Entropi ve ARAS yöntemleri kullanılarak analiz edilmiştir. Kriter ağırlıkları Entropi yöntemi ile nesnel olarak belirlenmiş, ülkelerin performans sıralaması ise ARAS yöntemi ile gerçekleştirilmiştir. Analizde Uluslararası Telekomünikasyon Birliği (ITU) tarafından yayımlanan 2024 Küresel Siber Güvenlik Endeksi verilerinden yararlanılmıştır. Bulgular, kapasite gelişimi ölçümlerinin en önemli kriter olduğunu ortaya koyarken, Türkiye'nin siber güvenlik performansı açısından ilk sırada, Bosna-Hersek'in ise son sırada yer aldığını göstermektedir. Çalışmanın, Balkan ülkelerinin siber güvenlik performanslarının analitik bir bakış açısıyla değerlendirilmesine katkı sağlayacağı ve karar vericilere politika geliştirme sürecinde yol gösterici olacağı düşünülmektedir.












