Kapadokya Üniversitesi Kurumsal Akademik Arşivi
DSpace@KÜNASİS, Kapadokya Üniversitesi tarafından doğrudan ve dolaylı olarak yayınlanan; kitap, makale, tez, bildiri, rapor, araştırma verisi gibi tüm akademik kaynakları uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar, Üniversitenin akademik performansını izlemeye aracılık eder, kaynakları uzun süreli saklar ve yayınların etkisini artırmak için telif haklarına uygun olarak Açık Erişime sunar.

DSpace'deki Bölümler
Koleksiyonlarını listelemek için bir bölüm seçin.
Listeleniyor 1 - 5 / 6
- Academic Units
- Administrative Units
- Cappadocia University Publications
- Regulations
- Data Warehouse
- Private Archives
Güncel Gönderiler
Tarihî Metinlerde Dilbilim Çalışmaları için Yöntem Önerisi: Çerçeveleme
(Atatürk Üniversitesi, 15.01.2026)
Bilgiye en kolay ulaşılabilecek bir alan olan dijital ortamlar, bilgiyi sunarken doğru veya yanlış süzgecine takılmamaktadır. Bu
erişebilirlik gerek doğru gerek yanlış tüm bilgileri okuyucuya veya kullanıcıya ulaştırmaktadır. Dijital ortamlardan elde edilen
bilgilerin ilk öğretimden üniversite öğrencisine kadar birincil kaynak olarak kullanılması, bu yolla da ödev ve proje gibi yazılı
materyallerle eğitim-öğretim içeriğine yansıması önüne geçilmesi gereken bir sorun olarak görülmektedir. Bu ortamda
oluşabilecek hataların önüne geçilebilmesi için dijital ortamdaki içeriklerin ve bilgilerin sunuluş biçimlerinin dikkatli incelenmesi
gerekmektedir.
Dijital ortama doğru aktarılması ve burada doğru anlaşılması gereken önemli konulardan biri de Türkçenin tarihî metinleridir. Söz
konusu metinler sadece dil ve edebiyat bağlamında değil toplum ve kütür inşasında da son derece önemlidir. Türk dili, tarih
boyunca yalnızca dilsel değil; aynı zamanda kültürel, ideolojik ve sosyolojik bir taşıyıcı da olmuştur. Bu nedenle bu metinlerin
dijital ortamlarda daha doğru anlaşılabilmesi, yazılış amaçlarının ve içeriklerinin dijital ortamlara daha doğru aktarılabilmesi için
doğru ve etkili yollar tercih edilmelidir. Bu yollardan bir tanesi de daha çok medya metinlerinin sunumunda ve algılanmasında
kullanılan çerçeveleme kuramıdır. Çerçeveleme kuramı, insanların bilgiyi anlamak ve yorumlamak için kullandıkları zihinsel
çerçeveleri ve kalıpları inceleyerek, iletişimin etkisini anlamaya odaklanan belirli bir konuyu veya olayı bir perspektiften sunarak,
insanların algısını şekillendirmeye ve davranışlarını yönlendirmeye çalışır. Tarihsel metinlerin de belirli düşünsel çerçeveler
sunarak okuyucularına bilgi vererek daha doğru bir temel üzerine insan, toplum ve kültür inşası işlevi düşünüldüğünde
çerçeveleme kuramıyla ele alınmasının mümkün olduğu söylenebilir. Ancak bu metinlerin dijital ortamdaki sunumları, çoğu
zaman hatalı ya da eksik bilgiye dayalı çerçevelerle sınırlı kalmakta ve metinlerin anlam derinliği kaybolmaktadır. Dijital ortamda
bir bilginin tanımlayıcısı olarak oluşturulan çerçeveler doğru bilgiyi öncelemeyip daha çok rağbet edilme kaygısıyla
sunulmaktadır. Bu çalışmanın anlam derinliği olan çerçevelerin oluşturulmasına katkı sağlaması hedeflenmektedir.
Çalışmanın kapsamı Türk dili ve edebiyatı için büyük önem arz eden, kadim Türk kültürünün temel taşlarından sayılabilecek tarihî
metinlerin çerçeve kuramı ile ele alınabileceği konusuyla sınırlandırılmıştır. Orhon Yazıtları, Kutadgu Bilig ve Dede Korkut
Hikâyeleri gibi temel eserlerin dijital mecralarda oluşturulmuş çerçeveleri ele alınacak, bu metinlerin internet ortamında sunulan
farklı çerçeveleri tartışılacaktır. Sonuç olarak, tarihî metinlerin dijital platformlarda daha doğru ve çok katmanlı bir şekilde
sunulabilmesi için çerçeveleme kuramının rehberliğinde yeniden yapılandırılması gerektiği savunulacaktır
Deprem Haberlerinde Dil, Değer ve Söylem
(Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi, 31.08.2025)
Enformasyon çağı olarak adlandırabileceğimiz 21. yüzyılda insanoğlunun en sık ihtiyaç duyduğu şey bilgidir. Ulaşılabilir bilgi yaratmak, bu bilginin paylaşılmasını sağlamak ve doğru hedefe aktarmak enformasyon kuramının önemli özelliklerinden biridir. Basit anlamda haber verme olarak ifade edilebilecek bu süreçte “haber” olgusu dikkate değerdir. Çünkü haber, insanın etrafındaki olayları algılama biçiminin de temel bir göstergesidir. Bu nedenle bir şeyin anlamlandırılması ve anlaşılabilmesi için doğru bilgi veya haber büyük öneme sahiptir.
Medya teknolojilerinin hızla gelişmesi, bilgi ve haberin küresel bir nitelik kazanmasını da sağlamıştır. Bilgi ve haberler, gelişen teknoloji sayesinde neredeyse sınırsız erişim olanağına ulaşmıştır. Bu durumda bilginin veya haberin değerinin sorgulanmasını da beraberinde getirmektedir. Haber değeri, medyanın bir olaya ne kadar önem vereceğini belirleyen özelliktir. Bir haberi değerli kılan şeylerden biri de sunum biçimi ve o haberin aktarımında kullanılan dildir.
Bu çalışmada Kahramanmaraş’ta meydana gelen ve asrın felaketi olarak nitelendirilen depreme dair yapılan haberler dil, değer ve söylem çerçevesinde ele alınacaktır. Söz konusu haberlerin haber değeri üzerinde durulacak, haber değerinin söylem üzerindeki etkisi eleştirel söylem analizi yöntemiyle değerlendirilecektir. Yöntem olarak Galtung ve Ruge’un “Haber Değeri Kriterleri” ile Wittgenstein’ın “Dil Oyunları Kuramı” işletilecektir. Bu çalışmanın medya ve iletişim çalışmaları, dilbilimi, kültür bilimi gibi farklı disiplinlerin bir arada çalışabileceği, özgün çalışmaların ortaya konulabileceği noktasında örnek olması düşünülmektedir.
PRAKSİS VE SINIFSAL EŞİTSİZLİK ARASINDA BİREY: LIU XINWU’NUN BAŞÖĞRETMEN ÖYKÜSÜNE SARTERYEN BİR YAKLAŞIM
(31.12.2025)
Bu çalışmanın konusu, Çin Kültür Devrimi sonrasında ortaya çıkan ve Yara İzi edebiyatı olarak anılan dönemde ortaya konan Başöğretmen adlı uzun öykünün Sartre’ın praksis kavramı ekseninde incelenmesidir. Söz konusu öykünün net bir olay örgüsü olmamakla birlikte, Başöğretmen olarak anılan baş karakter Zhang Öğretmen etrafında şekillenmektedir. Öğretmen ve öğrenci ilişkileri üzerinden, sınıfsal eşitsizliğe atıf yapan öykü dönemin politik arka planından etkilenmiştir. Öykü, Sartre’ın praksis kavramı üzerinden bireyin sınıfsal eşitsizliklerle mücadelesini incelemek için uygun bir malzeme niteliğindedir. Öykü, bireyin kendi özgürlüğünü toplumsal koşullar içerisinde inşa etmesine vurgu yapar bu durum ise praksis kavramı ile örtüşmektedir. Çalışma, Sartre’ın varoluşçu Marksizm anlayışı çerçevesinde, yapısal kısıtlamalar ile bireysel praksisler arasındaki diyalektiği görünür kılmayı amaçlamıştır. Zhang Öğretmen’in sorunlu bir karakter olarak öne çıkan Song Baoqi’yi sınıfa dahil etmesi ve diğer öğrencilerinin ideolojik katılıklarını yönlendirmesi gibi eylemler üzerinde praksisin hem bireysel hem de kolektif düzeyde nasıl işlediği açıklanmaya çalışılmıştır. Bu bağlamda, öyküdeki sınıf ortamı, yalnızca bireysel travmaların görünür kılındığı bir alan değil, aynı zamanda özgür seçimlerin ve eylemlerin gerçekleştirildiği bir sahne olarak konumlandırılmıştır.
Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu Olan Çocukların Pragmatik Dil Becerileri
(Dil e Konuşma Terapistleri Derneği, 31.08.2025) Koç, Gizem
Amaç: Bu çalışma, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB) tanısı almış 8
10 yaş arası çocukların pragmatik dil becerilerini incelemeyi amaçlamaktadır.
Yöntem: Araştırma, betimsel tarama modelinin genel tarama deseninde yürütülmüştür.
Çalışmanın örneklemini, 2022–2023 eğitim-öğretim döneminde İstanbul’da yaşayan ve
DEHB tanısı almış 8–10 yaş aralığındaki 30 çocuk oluşturmaktadır. Katılımcılara
Pragmatik Dil Becerileri Envanteri – Türkçe Versiyonu (PDBE-TV) uygulanmıştır.
Bulgular: PDBE-TV toplam puan ortalaması 26,60 (SS = 6,32) olarak bulunmuştur. Alt
ölçek ortalamaları sınıf içi etkileşim için 8,60 (SS = 2,21), sosyal etkileşim için 8,83 (SS
= 2,28) ve kişisel etkileşim için 8,77 (SS = 2,50)’dir. Kategori dağılımlarında, toplam
puanda “Ortalama” düzeyi %50 ile en yüksek orana sahiptir. “Ortalamanın altı”
kategorilerinin oranı sosyal etkileşimde %46,7 ile en yüksek, sınıf içi etkileşimde %26,7
ve kişisel etkileşimde %16,7 olarak belirlenmiştir. Bu bulgular, DEHB tanılı çocukların
önemli bir bölümünün pragmatik dil becerilerinin ortalama ya da ortalamanın üzerinde
olduğunu; buna karşın sosyal etkileşimde daha belirgin güçlükler yaşadığını ve sınıf içi
ile bireysel etkileşim becerilerinin görece daha iyi düzeyde seyrettiğini göstermektedir.
Sonuç: Bulgular, DEHB tanılı 8–10 yaş grubu çocuklarda pragmatik dil becerilerinin
genel olarak ortalama düzeyde seyrettiğini; özellikle sosyal etkileşim alt boyutunda
görece daha belirgin güçlüklerin bulunduğunu, buna karşın sınıf içi ve kişisel etkileşim
alanlarının nispeten daha iyi performans sergilediğini ortaya koymaktadır.
Kapadokya Bölgesi Kaya Oyma Miras Alanlarında Gözleme Dayalı Hasar Analizi; Karain Güvercinlikleri ve Karlık Kilisesi Örnekleri
(Erciyes Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Fen Bilimleri Dergisi, 30.04.2026) Dırık, Aytülü
1985 yılında doğal ve kültürel miras ölçütleri bağlamında Dünya Miras Listesine dahil edilen “Göreme Milli Parkı ve Kapadokya” ülkemizin önemli miras alanlarından birisidir. Bölgede kentsel, arkeolojik, doğal, karma sit olarak tescillenmiş farklı koruma alanları bulunmasına rağmen hem Dünya Miras Alanlarında hem de tescilli sit alanlarında bütüncül ve sistemli bir koruma anlayışı henüz sağlanamamıştır. Kapadokya Dünya Miras Alanı sınırları içerisinde yer alan Karain Güvercinlikleri ve Karlık Kilisesi çalışmada odak noktası olarak seçilmiştir. Bu araştırmada, mimari anlamda detaylı olarak ele alınmamış bu iki yapının mimari özelliklerine dikkat çekmek ve bu yapıların yapısal korunma sorunlarına değinmek amaçlanmaktadır. Çalışma kapsamında saha çalışması gerçekleştirilmiş, yapıların mimari çizim, hasar durum analizi ve fotoğraf ile belgelemeleri yapılmıştır. Yapısal anlamda doğal koşullar, kaya deformasyonları, vandalizm ve kaçak kazı faaliyetleri gibi birçok korunma sorunuyla karşı karşıya olduğu tespit edilmiştir. Elde edilen bu veriler Kapadokya’da bütüncül koruma yaklaşımlarının geliştirilmesi konusunda bilimsel veri ve metodolojik altyapı sağlayarak alan yazına özgün bir katkı sunmaktadır.












