Arşiv logosu
  • Türkçe
  • English
  • Giriş
    Şifrenizi mi unuttunuz?
Arşiv logosu
  • Koleksiyonlar
  • Sistem İçeriği
  • Analiz
  • Talep/Soru
  • Türkçe
  • English
  • Giriş
    Şifrenizi mi unuttunuz?
  1. Ana Sayfa
  2. Yazara Göre Listele

Yazar "Koku, Merve" seçeneğine göre listele

Listeleniyor 1 - 4 / 4
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
  • Yükleniyor...
    Küçük Resim
    Öğe
    Fizyoterapide Nordik Yürüyüşünün Kronik Hastalıkların Yönetimi ve Rehabilitasyon Süreçlerindeki Rolü: Geleneksel Derleme
    (28.01.2026) Koku, Merve; Taşpınar, Betül; Taşpınar, Ferruh
    Nordik yürüyüşü, özel tasarlanmış batonlarla yapılan bir aerobik egzersiz türüdür. Bu egzersiz üst ekstremite kaslarının aktif kullanımını sağlayarak yürüyüş etkinliğini artırır. En önemli avantajları kolay uygulanabilir, maliyeti düşük ve basit olmasıdır. Aynı zamanda enerji tüketimini artırırken algılanan eforu azaltarak egzersiz toleransı düşük bireyler için ideal bir egzersiz seçeneği sunar. Bu çalışmanın amacı fizyoterapide nordik yürüyüşünün kronik hastalıkların yönetimi ve rehabilitasyon süreçlerindeki rolünü incelemektir. Literatür incelendiğinde nordik yürüyüşünün, nörolojik, onkolojik, geriatrik ve kadın sağlığı gibi farklı rehabilitasyon alanlarında yaygın olarak kullanılan etkili bir egzersiz yöntemi olduğu görüldü. Fiziksel kapasiteyi artırma, dengeyi iyileştirme ve ağrı kontrolüne katkı sağlama gibi etkileriyle hastalıkların yönetiminde etkiliydi. Kardiyovasküler dayanıklılığı artırmanın yanı sıra metabolik sağlığı iyileştirdiği, kas kuvvetini artırdığı, aerobik kapasiteyi iyileştirdiği ve psikolojik iyilik halini artırdığı belirlendi. Sonuç olarak, nordik yürüyüşü, farklı hasta gruplarında güvenle, kolay uygulanabilen ve etkili bir rehabilitasyon yöntemidir. Fiziksel ve psikolojik sağlığa sunduğu çok yönlü katkılar, nordik yürüyüşünün farklı rehabilitasyon alanlarındaki önemini giderek artırmaktadır. Bu özellikleri sayesinde gelecekte fizyoterapi ve rehabilitasyon alanında daha yaygın şekilde kullanılabilir. Ayrıca, nordik yürüyüşün etkilerini daha kapsamlı değerlendirebilmek için metodolojik açıdan güçlü ve kaliteli çalışmalar yapılmalıdır.
  • Yükleniyor...
    Küçük Resim
    Öğe
    INNOVATIVE PHYSIOTHERAPY APPROACHES IN PELVIC FLOOR DYSFUNCTION
    (11.2025) Koku, Merve; Ayhan, Deniz Tuğyan
    The pelvis, which supports the weight of the upper body, is a central structure of the human body situated between the lumbar region of the abdomen above and the thighs below. The pelvic cavity refers to the space enclosed by the pelvic bones. Superiorly, it is continuous with the abdominal cavity, while inferiorly it is bounded by the pelvic floor. This cavity is divided into two regions: the greater pelvis and the lesser pelvis. The greater pelvis, considered a part of the abdominal cavity, is also known as the false pelvis. In contrast, the lesser pelvis belongs to the true pelvic region and is referred to as the true pelvis. Posteriorly, the pelvic cavity is bordered by the sacrum and the coccyx. Functionally, the pelvic cavity serves as a housing space for the urinary bladder, pelvic colon, internal reproductive organs, and the rectum. Additionally, it contains various internal structures and tissues, including muscles, arteries, veins, nerves, and pelvic connective tissue (1). The pelvic floor is a group of muscles that provide support for the organs within the pelvis. It consists of the pelvic diaphragm, which stretches from the pubic symphysis at the front to the coccyx at the back, forming a hammock-like structure that upholds the pelvic organs. The muscles of the pelvic floor include the levator ani group — composed of the puborectalis, pubococcygeus, and iliococcygeus muscles — along with the coccygeus muscle. The levator ani muscles play a crucial role in maintaining pelvic organ support and are innervated by the fourth sacral nerve (2). The pelvic floor structures receive their main nerve supply from the sacral nerves S3 and S4 via the pudendal nerve, and their primary blood supply comes from the parietal branches of the internal iliac artery. The muscles of the pelvic floor support the pelvic organs — including the bladder, urethra, prostate (in males), vagina and uterus (in females), anus, and rectum — as well as the intra-abdominal contents, help maintain urinary and fecal continence, and contribute to sexual functions such as arousal and orgasm (3).
  • [ X ]
    Öğe
    Sırt Ağrısı Olan Bireylerde Torakal Mobilizasyon Egzersizleri ile Klasik Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Tekniklerinin Fonksiyonellik ve Ağrı Üzerinde Etkisinin Karşılaştırılması
    (2024) Doğan, Kadirhan; Tuğhan Ayhan, Deniz; Sevim, Mahmut; Koku, Merve
    Kas-iskelet sistemi rahatsızlıkları tüm yaş gruplarını ve cinsiyetleri etkileyen, engelliliğe neden olabilen ve güç kaybı yaratan önemli halk sağlığı sorunudur. Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) 14 ülkede birinci basamak sağlık merkezlerinde yaptığı bir araştırmada, ağrının en sık sırt, baş ve eklemlerde olduğu bildirilmiştir. Uzun çalışma saatleri boyunca sabit pozisyonlarda bulunmak zorunda kalan kişiler, bu statik pozisyonlar nedeni ile ağrı yaşamakta ve yaşam kaliteleri olumsuz yönde etkilenmektedir. Statik postürler, kasların gerilmesine ve gevşeyememesine neden olmakta, o bölgede kan dolaşımının azalmasına ve metabolik atıkların birikmesine neden olmaktadır. Bu projeye sırt ağrısı yaşayan 30 birey katıldı. Bilgilendirme ve Onam Formunu dolduran bireyler 15’er kişilik iki gruba ayrıldı ve yaşam kalitesi, ağrı, yaş, cinsiyet vb bilgileri alındı. 3 hafta boyunca haftada 5 gün bir gruba klasik fizik tedavi yöntemleri; bir gruba klasik fizik tedavi yöntemlerine ek olarak torakal mobilizasyon egzersizleri uygulandı. Verilerin istatistiki analizlerinde SPSS 22,0 programı kullanıldı.
  • Yükleniyor...
    Küçük Resim
    Öğe
    YAŞLI BAKIM HİZMETLERİNİN EKONOMİK YÖNÜ:İŞGÜCÜ PİYASASINDAKİ YERİ VE ÖNEMİ
    (12.2025) Koku, Merve; Taşpınar, Betül
    GİRİŞ Dünya genelinde nüfus hızla yaşlanmaktadır. Bu durum sağlık politikalarını, sosyal hizmet uygulamalarını, ekonomik planlamayı ve işgücü piyasalarını doğrudan etkilemektedir. Geçmiş dönemlerle kıyaslandığında bireyler daha uzun süre yaşamakta buna bağlı olarak nüfus yapısı hızla değişmektedir. Dünya Sağlık Örgütü’ne (DSÖ) göre 2020 yılında 1 milyar olan 60 yaş ve üstü nüfusun 2030 yılında 1,4 milyar, 2050 yılında ise 2,1 milyara ulaşacağı öngörülmektedir. Bu demografik dönüşüm sadece gelişmiş ülkelerle sınırlı olmayıp, gelişmekte olan ülkelerde de giderek daha belirgin hale gelmektedir. Yaşlı nüfus oranındaki en hızlı artış düşük ve orta gelirli ülkelerde görülmekte olup 2050’de dünya üzerindeki 60 yaş ve üzeri nüfusun üçte ikisinin bu ülkelerde yaşayacağı tahmin edilmektedir (World Health Organization [WHO], 2024). DSÖ yaşlılık başlangıcını 65 yaş olarak kabul etmekte ve bu dönemi üç alt grupta sınıflandırmaktadır (Alterovitz, 2013):  Genç yaşlı: 65–74 yaş  Yaşlı: 75–84 yaş  İleri yaşlı: 85 yaş ve üzeri


| Kapadokya Üniversitesi | Kütüphane | Açık Bilim Politikası | Açık Erişim Politikası | Rehber | OAI-PMH |

Bu site Creative Commons Alıntı-Gayri Ticari-Türetilemez 4.0 Uluslararası Lisansı ile korunmaktadır.


Kapadokya Üniversitesi, Ürgüp, Nevşehir, TÜRKİYE
İçerikte herhangi bir hata görürseniz lütfen bize bildirin

Powered by İdeal DSpace

DSpace yazılımı telif hakkı © 2002-2026 LYRASIS

  • Çerez Ayarları
  • Gizlilik Politikası
  • Son Kullanıcı Sözleşmesi
  • Geri Bildirim