TÜRKİYE’DE MAKBUL YOKSUL İNŞASI ÖRNEĞİ: PEMBE İNCİLİ KAFTAN

dc.authorid0000-0002-2428-82860000-0002-2428-8286
dc.contributor.authorDüzgün, Öztekin
dc.date.accessioned2026-08-07T11:01:48Z
dc.date.available2026-08-07T11:01:48Z
dc.date.issuedNisan 2026
dc.departmentKapadokya Üniversitesi
dc.description.abstract24 Ocak 1980’de yayımlanan ekonomik istikrar paketi, Türkiye’de yeni bir ekonomik ve siyasal evre başlatmıştır. Ücretlerin düşürülmesi ve kamu harcamalarının sınırlandırılması gibi içerikleri olan bu paket, emek aleyhine gerçekleşen bir yapısal dönüşüm programı olarak işleyecektir. Ancak ilgili dönemdeki örgütlü emek hareketi gibi pek çok toplumsal koşul, bu kararların uygulanmasını zorlaştırmıştır. Bu “engeli” aşan 12 Eylül 1980 Askeri Darbesi, Türkiye’nin uluslararası serbest piyasaya eklemlenmesinin yolunu açmış ve neoliberalizm Türkiye’de kök salmaya başlamıştır. Devletin ekonomik etkinliklere müdahalede bulunmasını şiddetle reddeden liberalizmin bu yeni evresi, devleti, ekonomik etkinlikleri sermaye lehine düzenleyen bir aktör hâline getirerek siyasal alanda da arayışlar içinde olmuştur. Üstel’in (2004) “Makbul Vatandaşın Peşinde” araştırması, bu evrede vatandaşlık nosyonuna iki temel özelliğin eklendiğini saptamaktadır: Müslümanlık ortak paydası ile olağanüstü hâl yurttaşlığı. Buna göre Müslümanlık ortak paydası ile toplumsal birlik yolunda adımlar atılacak; olağanüstü hâl yurttaşlığı ile “paranoid” iç ve dış düşmana karşı teyakkuzda olunacaktır. Neoliberalizmin yoksulluk üreten mekanizmalarıyla eş zamanlı yürüyen yeni makbul vatandaş, aynı zamanda makbul yoksul inşası olarak görülmelidir. Bölüşüm şoklarının yaşandığı, emek gelirlerinin düştüğü, esnek işgücü piyasalarının inşa edildiği, devletin sosyal korumadan çekildiği, sendikasızlaştırmalarla hak taleplerinin düşürüldüğü ve emek mücadelesinin zayıfladığı, sermaye lehine politikaların aktif kılındığı, hızlı bir depolitizasyon sürecinin yaşandığı bir dönemin makbul vatandaşı, büyük ölçüde bu neoliberal serbest piyasa koşullarında gittikçe yoksullaşacak birey olarak düşünülmelidir. Yoksulluk ise, doğası gereği gerçekleştiği ekonomik sitemin başarısızlığı olarak görülmelidir. Bu bakımdan neoliberalizmin sürekliliği, sistem üzerinde tehlike oluşturan yoksulları yönetme kabiliyetine bağlıdır. Türkiye’de Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) döneminde neoliberalizmin gerçekleştirdiği yoksulluk yönetimi, muhafazakâr, popülist ve klientalist özellikler barındırarak gerçekleşmiş; geleneksel ve kültürel değerler araçsallaştırılarak siyasal bir hat inşa edilmiştir. Bu araçlar, yeni ekonomik tercihlerin kalıcılığını sağlamak adına da oldukça kullanışlıdır. Kutsal devlet temasını içererek gelişen Ömer Seyfettin’in Pembe İncili Kaftan adlı öyküsü, neoliberal dönem makbul yoksul inşasının kaynaklarını içermesi bakımından çalışmada irdelenmiş ve bu inşa sürecindeki yoksullaşmayı ulvileştiren tutumun bir yoksulluk yönetim mekanizması olarak kabul gördüğü iddia edilmiştir.
dc.identifier.urihttps://hdl.handle.net/20.500.12695/4309
dc.language.isotr
dc.publisherCAPPADOCIA JOURNAL OF HISTORY AND SOCIAL SCIENCES (CAHIJ)
dc.relation.publicationcategoryMakale - Uluslararası - Editör Denetimli Dergi
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.titleTÜRKİYE’DE MAKBUL YOKSUL İNŞASI ÖRNEĞİ: PEMBE İNCİLİ KAFTAN
dc.typeArticle

Dosyalar

Orijinal paket
Listeleniyor 1 - 1 / 1
[ X ]
İsim:
5ce35ea6-bd5b-495b-b9d9-7564e0b29d78.pdf
Boyut:
876.17 KB
Biçim:
Adobe Portable Document Format
Lisans paketi
Listeleniyor 1 - 1 / 1
[ X ]
İsim:
license.txt
Boyut:
1.17 KB
Biçim:
Item-specific license agreed upon to submission
Açıklama:

Koleksiyon